15 Kasım 2008 Cumartesi
artık
kural gibi cümlelerin içinden sıyrılan bir hoyrat kum tanesi misali... komik cümle ben de farkındayım. edebiyat aslında bu cümle üstüne kurulu. bence. kimbilir, farklı düşünmek gelişimsel birşey. bu yüzden karşı koyamam. koymakta istemem açıkçası. kamçatka yarım adası ve ben. uzun bir süreç. güzel günlerin geçeçeği güzel yer. belki çok kötü. ortasının olmaması lazım. kural koyanlar bununla beslenir. ortası yok. ya güzel. ya da kötü. kral bile olsan seçersin. güzel cariye, hangisi diye. komutan ol ölürsün en başarılı şekilde. sen seçmesen bile. olursun bir şeyin markası. mesela bir devletin. mesela bir moda. bir marka. olmamamız imkansız. imkansız olmayan ise nefes ve gerçek ruh. eleştirel değil. ya da metafiziksel. sadece antiotoriter...
8 Kasım 2008 Cumartesi
geniş
buralarla alakası olmayan bir gün. uyandığın, üzerine dışarı çıkmak için giyindiğin kıyafetlerle dolu bir gün. tekstil sektörü, farmakoloji ve bireysel sabah yüz yıkama seansları. sabahları uyanmak kadar doğaldır, antidepresan kullanmamak. ticari kaygılardır sorunlarımız. ruhani birşey beklemiyorum kimseden. farkında olmadan birey konumuna veya kıstırdığı yerde, insan statüsüne erişmek. istediğim bu. saat, okul, iş, kıyafet, barbekü, mangal başı, tramvay gibi şeyler değil. anladığımız sadece kişisel gereksinimler. anlamadığımız; bunların elimizde olması. birey, akıllı ya da akılsız, eğitimli ya da eğitimsiz. yaşa. bakalım kim kime öğrenci kartı soracak...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
