28 Ağustos 2008 Perşembe

böyle düşünür liberter erkek

insansız uçan ilk insan olmak istiyordum dün gece yine. tabii ki de sorunum şuydu; düşünmeye başladığım anda yiyordum küsküyü sırtıma. karar alamadım hiçbir şekilde uzun süre. karar verdirttiler. zorla hayvanat bahçesine götürdüler beni ve bizi yıllarca. porsümüş, aptallaşmış güruh-u alemi gezdirttiler. sevdik hepsini zoraki. korkuttular hep sevmezsen, sevilmezsin diye. çok zamanımızı çaldı bu yosmalar. habersiz gelirlerdi. pazara kadar gitmezlerdi. kültablaları hep dolu kalırdı, odanın içi zift kokardı. koltuk altlarını özenle alırlardı ama. ona lafımız olmadı. küçücüktüler hep. elleri küçük. küçük gözler. minik göbek delikleri. oryantasyon tadında ayak üstü laflamalarımız. güzel geçerdi, kötü biten günler. günler kötü mü, iyinin kötüsümü? sormazdık onlara hiç böyle şeyler. hergün ama hergün gelmeye başladılar en sonunda. korkularımızı emdiler. bizi bizle bırakmadılar. alıştırdılar kalabalığa. sonra tekrar geldiler. bilerek kurduğum devrik cümleleri düzelttiler. sakal traşı olmamı emrettiler. her doğum gününü hatırlattılar bize, ve ya iğrenç yıl dönümünü. uzattıkça uzattılar meseleleri. sonuca vardırmadılar. bazen çok üzüldük, bazen çok seviştik. daha daha sonra, gelmeden gelmeye başladılar. anladık ki hiç gitmemişler. gideni de hiç sevmemişler. hergün gelmediler. hergün sevmediler. biz oldular artık. sıkıldık.

Hiç yorum yok: