15 Eylül 2008 Pazartesi

downtempo




uzun bir yolculuktan sonraki ilk uyku. sarmaşıkların arasından geçen rüzgar sesi. sahilde günbatımına doğru savurduğun kum taneleri. çiçekleri koparttığın ilk an kokusu. gerçek kadın vücudu. şüphesiz sevgi umudu. hayalerin bittiği yerde başlayan gerçeğin huzuru. loş ışıkta utanıp,sıkılan çocuğun gururu. koşturan atların verdiği çoşku. ilkbaharda giden kışın hüznü. sonbaharda gelen kışın sevinci. toprağın kutsallığından mı onurlu, kanunsuzluğun asilliğinden mi? sorusu. her eve lazım bu durum. bir durum da değil aslında benim bok yemem birazcık ta. dumura uğramadan dinlenen müziğin insan vücudunda ki iyi, güzel ve şerefli etkileri, bir güzelin peşinden giden kazanovanın hissettikleri gibi. loş ışık. dumanlı hava sahası. güzel bir panik atak. özgür irade ve yavaş salınımlı ritmik yaşam tarzları. gün batmaz bazen, o günlerde bu günden dolayı.

Hiç yorum yok: